Sándor Márai’nin en çok ses getiren romanlarından Mumlar Sonuna Kadar Yanar, dostluk, kıskançlık, ihanet ve insan doğası üzerine kurulu yoğun ve sarsıcı bir anlatıdır.
İkinci Dünya Savaşı yıllarında, yaşlanmış ve münzevi bir hayat süren General Henrik, kırk bir yıl önce ansızın ortadan kaybolan eski dostunu beklemektedir. Yıllar sonra gerçekleşecek bu buluşma, geçmişin üzeri örtülmüş sorularını, yarım kalmış hesaplaşmaları ve iki insan arasındaki ilişkinin gerçek yüzünü ortaya çıkaracaktır.
Roman, dışarıdan sakin görünen bir karşılaşmanın içinde derin bir gerilim kurarken; sadakat, aşk, dostluk, hakikat ve insanın kendi geçmişiyle yüzleşmesi üzerine güçlü sorgulamalar sunar.
Mumlar Sonuna Kadar Yanar, psikolojik derinliği yüksek, atmosferi güçlü ve uzun süre etkisini sürdüren edebî romanları seven okurlar için çarpıcı bir seçimdir.