
Görünmez Kalp - Russell D. Roberts bir iktisat ve aşk romanı
Günümüz iş hayatı ve ekonomi meselelerini kapsayan bir aşk romanı.
Görünmez Kalp, lise öğretmenliği yapan Sam Gordon ve Laura Silver’ın gözlerinden iş hayatına, ekonomiye ve regülasyonlara provokatif bir bakış açısı sergiler. Sam, çoğu devlet regülasyonunun gereksiz ve hatta zararlı olduğunu düşünür. İş hayatında başarılı olmanın bir erdem olduğuna ve insanlığımızın iktisadi özgürlük sayesinde gelişeceğine inanır. Laura ekonomi haberleri yerine romantik şairleri okumayı tercih eder. Sam kazanan tarafı görürken, Laura kurbanları görür. Tüketicileri ve işçileri Sam’in çok sevdiği piyasanın aşırılıklarından devletin korumasını ister.
Sam ve Laura dünyayı nasıl daha iyi bir yer haline getireceklerini tartışadursunlar, şehirde onların hikayesine paralel olarak gelişen bir hikaye daha vardır. Devletin denetçi bir kurumunun başında olan amansız Erica Baldwin, acımasız bir CEO olan Charles Krauss’u adalete teslim etmek istemektedir. Bu iki hikayenin birbirleriyle alakası nedir? Sam neden işten kovulma tehdidi altındadır? Erica Baldwin ihtiyacı olan delilleri elde edebilecek midir? Laura duvarında Adam Smith posteri olan bir adamı sevebilecek midir? Görünmez Kalp’teki cevaplar okuyucuya iş hayatının ve piyasanın hayatlarımızı nasıl değiştirdiği ile ilgili daha zengin bir anlayış sağlamaktadır.
“Adamın biri ölmüş,” dedi Sam, “ve kendisini dünyanın en güzel alabalık nehrinin kenarında bulmuş. Gökyüzü masmaviymiş ve adamın elinde en kalitelisinden bir de olta duruyormuş. Önünde bir nehir uzanıyormuş, mükemmel bir alabalık ırmağı, kimi yerde hızlı, kimi yerde yavaş akan bir su kütlesi. Adam bütün ömrü boyunca ‘ah balık tutacak biraz vaktim olsa,’ der dururmuş meğer. Cennet’te olduğunu düşünmüş. Nehre bir bakmış, dönen bir yer var, bir balık böcek için sıçramış. Tam olması gereken yere oltayı atmış, anında su dalgalanmış, kocaman bir balık suyun yüzüne çıkmış. Sıçradıkça etrafında sular dalgalanıyormuş. Balığın kuvveti ve rengarenk görüntüsü adamı korkuyla karışık bir hayranlığa sürüklemiş. Biraz mücadeleden sonra balığı yakalamış ve yere uzatmış. Herhalde 5-6 kg. varmış! Renkleri de ne kadar canlıymış. Balığı orada bırakıp yeniden nehre dönmüş. Yine balığın biri, bir böcek için havaya sıçramış. Adam yine tam isabetli bir olta atmış. Yine çok güzel başka bir balık yakalamış. Bu bir mucizeden başka bir şey değilmiş. Adam Allah’a şükretmek için dizleri üzerine çökmüş. Lâkin gün ilerleyip de adam her girişiminin sonunda balık üstüne balık destelemeye başlayınca, bilincinin kıyıcığından bir düşünce kendini hissettirmeye başlamış. Bir defa da bilerek kötü bir olta sallamaya karar vermiş. Aynı şekilde yine bir balık sıçramış ve adamın oltasına yakalanmış. Adam balığı korkutmak için başlamış bağırmaya ve üstüne su atmaya. Hiçbir şey fark etmemiş, her olta atışı garanti bir balık getiriyormuş. O anda anlamış ki, orası Cennet falan değil.”
Seçenekleri belirleyin
